Kodlanamayan Mitoloji: Hakan Muhafız Kitabı

Doğu Akdeniz Üniversitesi 27. Bahar Festivali’nde düzenlenen bir söyleşide, ‘‘Hakan: Muhafız’’ kitabının yazarı N. İpek Gökdel yer aldı. Gökdel, eserindeki yok olmaya yüz tutmuş ve popüler mitoloji ile kültür arasında dikkat çekiciliğini yitirmekte olan ‘‘Türk mitolojisi’’ ögelerinin dizi uyarlamasında yeterli derecede işlenmediğini belirtti. Aynı zamanda, yine Türk mitolojisine ait semboller ve kahramanlık mitleri gibi unsurların da yüzeysel olarak ele alındığını ifade etti.

N.İpek Gökdel – Fotoğraf: Yiğit Koylan

Kitap içerisinde, İstanbul’u korumak adına Fatih Sultan Mehmet tarafından seçilmiş bir muhafıza verilen üç kutsal nesne (tılsımlı gömlek, hançer, erdem yüzüğü), mitoloji içerisindeki kahramanlığı ve yolculuğu temsil eder. Bu nesneler, kahramanın fiziksel ve ruhsal gelişiminde yardımcı rolü oynarken, dönüşümünü de temsil eder. Fakat dizi içerisinde bu semboller özel efektlerle desteklense de yapay bir oluşum sergilemiş olup, derinlemesine bir anlatımdan uzak bırakılmıştır.

Hakan Muhafız film afişi- Netflix.com

Kutsal Nesneler, Klişe Senaryoya Mahkum

Dizi, İstanbul’u korumakla görevli muhafızın yaşadıkları çerçevesinde anlatılırken; senaryonun barındırdığı klişe yaklaşımlar, tutmuş dizi ve filmlere yakın benzetilmeler ve aynı zamanda mantık hataları nedeniyle eleştirilmiştir. Bunlarla beraber, tılsımlı gömleğin kullanımı ve kötü karakterlerin motivasyon yetersizliğiyle hazırlıksızlıkları, izleyiciler tarafından sorgulanmasına neden olmuştur.

Gökdel, söyleşide dizi içerisindeki mitolojik unsurların yeterince derinlemesine işlenmediğine örnek olarak; dizide kullanılan keçi heykeli ve Baphomet sembolü gibi unsurların Türk mitolojisinde yer almadığını, bu unsurların Batı ezoterizmine ait olduğunu ve bu durumun dizinin zaten zor ayakta tutulan yerel köklerden ne kadar uzaklaştığını da ifade etti.

Sonuç olarak, ‘‘Hakan: Muhafız’’ kitabı, Şahmaran Efsanesi ile aynı kaderi paylaşmaktadır. Kitap, derinlemesine bir kahramanlık öyküsü ve bilgilendirici, öğretici içerikler sunarken; dizi uyarlaması bu mitolojik temaları hiçe sayarak bir sermaye ürünü daha üretmiştir. Dönüşüme uğramış olan eser, Batı ezoterikliğine evrilerek orijinalliğini kaybetmiştir. Bu durum; kök kültürü, sanatı ve özellikle sanatçıyı hiçe sayarak basitleştirmektir.

N.İpek Gökdel – Fotoğraf: Yiğit Koylan

Söyleşinin sonunda, Doğu Akdeniz Üniversitesi tarafından yazar N. İpek Gökdel’e katkılarından ötürü bir teşekkür plaketi takdim edildi. Festivalin en ilgi çeken oturumlarından biri olarak değerlendirilen söyleşi, katılımcı öğrenciler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Gökdel’in Türk mitolojisi ve edebi anlatı arasında kurduğu derin bağ, öğrencilere hem kültürel mirasın önemi hem de yerli içerik üretiminde karşılaşılan zorluklar hakkında düşünme fırsatı sundu. Etkinlik, yerli anlatıların evrensel medya içerisinde nasıl konumlandırılması gerektiğine dair önemli bir farkındalık yaratırken, gençler arasında mitolojik kodların yeniden keşfine de ilham verdi.

Diziyi Netflix‘in resmi sayfasından izleyebilirsiniz.

Yorum bırakın